...:::: turk forum ::::...

bilgi paylaştıkça güzeldir
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hırvatlar dalga geçmiş!

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mhur@d
Administratör
Administratör
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1735
Yaş : 32
Nerden : Bursa
Kayıt tarihi : 05/06/08


Popülerlik puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Hırvatlar dalga geçmiş!   Perş. 17 Tem. - 8:40

17.07.2008

Rıdvan
Dilmen'in geçtiğimiz pazar günü başlayan ve Milli Takım ile dört
büyükleri değerlendirdiği yazı dizisi gözden kaçırdığımız bir noktaya
parmak basmış. Biz hep Yıldırım Demirören döneminde futbolcu öğütme
merkezine dönen Beşiktaş'tan ne kadar çok topçu ve antrenör gittiğine
ve geldiğine rastlardık gazetelerde. Oysa Rıdvan Dilmen sadece
Beşiktaş'ın değil, Beşiktaş kadar olmasa da Fenerbahçe ve
Galatasaray'ın da bir topçu öğütme merkezi olduğunu bize gösterdi.
Son üç sezonda Christoph Daum, Arthur Zico, Rüştü Reçber, Serdar
Kulbilge, Recep Biler, Fabio Luciano, Servet Çetin, Mahmut Hanefi
Erdoğdu, Kerim Zengin, Ümit Özat, Serkan Balcı, Kemal Aslan, Mehmet
Yozgatlı, Marco Aurelio, Stephen Appiah, Olcan Adın, Tuncay Şanlı,
Marcio Nobre, Zafer Biryol, Murat Hacıoğlu, Nicolas Anelka ayrılmış
Fenerbahçe'den.


Üç sezonda 19 futbolcu ve 2 teknik direktörle yollarını ayıran Fenerbahçe'de en çok vurgulanan kelime ise "istikrar"...

Nerede istikrar?
Aziz Yıldırım'ı ve icraatlarını alkışlamakla yükümlü haberlerin ve
köşelerin bu kelimenin altına gizledikleri başka bir şey var. İstikrar
yanlısı Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe yönetimi (malum ikisi aynı şey
değil) şampiyon oldukça istikrara önem veren bir karakter sergiliyor.
Daum ve Zico'nun takımın şampiyon olamaması üzerine
gitmesi/gönderilmesi de bunun bariz göstergesi...
Bunun yanı sıra, basının "Fenerbahçe istediği futbolcuyu alır" diye
klişeleştirdiği cümle, madalyonun bir yüzüyse, öteki yüzünde takımda
tutmayı başaramadığı isimler vardır: Tuncay, Aurelio, Anelka...
Bu isimler Fenerbahçe yönetiminin kal ısrarlarına rağmen, gitmek için
her yolu denemişse orda bir köy vardır uzakta ve o köy artık bu
oyuncuların değildir.
Her takımda ayrılmak isteyen oyuncular olur. Bundan doğal bir şey
olamaz. Fakat bu oyuncular kulübün kalmasını canı gönülden istediği
oyuncularsa orada bir sorun vardır. O sorunları da görmezden gelmek
için yüz binlerce gazete sayfası yeterli gelmeyebilir.


Bombalar neye yarar!
Güzel transfer haberleri iyi hoş da bu gidenlere ne demeli?
Türkiye'nin medar-ı iftiharı, istikrar abidesi Fenerbahçe'nin futbol
takımından üç yılda teknik direktörler dahil 21 kişi gitmişse gözümüzü
ülkenin uzak diyarlarına dikmekten korkmayalım da ne yapalım? Merkezde
işler böyle yürüyorsa Anadolu'da neler oluyordur kim bilir?
Bazen rotatifler böyle döner işte. Güllük gülistanlık havası yaymaya
çalışır. Fakat rotatiflere, italik mürekkeplere ve şaşaalı
sarı-lacivert transfer manşetlerine rağmen boğazın öte yanında da işler
alttan alta kaynıyor olabilir. Yoksa bir menajerle bir kulüp başkanı
neden bu kadar göze göz dişe diş olabilir ki? Kaçarcasına İspanya'nın
yolunu tutan oyuncunun arkasında ne kavgalar vardır? Eldekinin
tutamadıkça yeni bombalar göz boyamaktan başka ne işe yarar ki?


Transfer dediğin
Ersin Düzen Türkiye-Hrıvatistan maçı öncesi Hırvat kampında geçirdiği
sürede Hırvat gazetecilerle sohbet etme imkanı bulmuş. Konu Beşiktaş'ın
transfer beceriksizliği Dino Drpic ve Gordon Schildenfeld'e de gelmiş
elbet.
Bizim de bildiğimiz üzere Beşiktaş yönetimi, Drpic'in internette
dolaşan "uygunsuz" görüntüleri üzerine Dinoma Zagreb Başkanı'na da
durumu anlatıp, "Biz transferden vazgeçtik" deyip, bonservis ücretini
geri istemiş. Zagrep Başkanı da "Kusura bakmayın, biz parayı kullandık.
Size para yerine başka oyuncu verelim. Gordon da, Drpic kadar iyi
oyuncudur" ve benzeri şeyler söylemiş.


Çok gülmüşler
Beşiktaş yöneticileri de parayı kurtaramayacaklarını anlayınca ve
stopere ihtiyaçları olduğu için "Tamam" demişler ve böylece Gordon
transferi gerçekleşmiş.
Hırvat gazeteciler Ersin'e "Biz bu transferi duyduğumuzda çok güldük, dalga geçtik" demiş Ersin'e. O da nedenini sormuş.
Çünkü uzun zamandır Gordon'un gözlerinde problem olduğunu Zagrep Başkanı da, futbolcular da, Hırvat basını da biliyormuş.
Hırvat gazeteciler "Beşiktaş nasıl bir kulüp ki, araştırmadan, sağlık
kontrolünden geçirmeden oyuncu alıyor" diye gülmeye devam etmişler
Ersin'le konuşurken...
Bizim buralarda yapılan transfer beceriksizliğine en güzel örnek bu
halde... Ve bu örneğin transferler konusunda kendisine çok güvenen ve
sürekli bu işten ne kadar çok anladığını söyleyen Sinan Engin zamanında
gerçekleşmesi de başka bir ironi.


Başarı hayal
Diğer yazıda da yazdım, son 3 sezonda Fenerbahçe'den giden futbolcu ve
teknik direktörlerin toplam sayısı 21. Beşiktaş'tan gidenler 46,
Galatasaray'dan gidenler 31.
3 büyüklerden 3 yılda giden sayısı toplam 98. Bunlar bulabildiklerim. Sayı muhtemel 100'ü geçiyor.
3 yılda bu kadar sirkülasyonun olduğu yerde başarı beklemek ne kadar da hayal...
Bu kadar topçu ve antrenör gittiyse aşağı yukarı bir o kadar da gelmiştir.
Del Bosque'ye, Beşiktaş'ın ödediği tazminat bir yıllık TV gelirine eşit
ve Beşiktaş'ın en büyük geliri TV'den... Düşünün durumun vehametini...


Yönetimler duruyor
Hadi ödenen yüksek tazminatları ve bonservisleri geçelim. Kişi başı 1
milyon dolar desek ki, çoğu bu paranın çok üstünde ücretlere transfer
oldu, oynadı. 3 yılda en az 100 milyon dolar sokağa atılmış... Ama
yönetimler yerli yerinde duruyor.
İbrahim Altınsay'ın dünkü yazısında dediği gibi ââ�¬Å�Çünkü transfer
bizde hâlâ yöneticilerin para saçıp kendilerini kurtardıkları bir
tükürük yarışı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://turk.forumslife.com
 
Hırvatlar dalga geçmiş!
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
...:::: turk forum ::::... :: Spor :: Futbol-
Buraya geçin: